moskova

12/08/2012

4 Comments

 
Kasım sonu, Aralık başı bir tatil yapılacaktı.. Rusya’ya gitme fikri öncelikli olarak artık Avrupa’nın bir çok şehrinin birbirine benzediği düşüncesine kapılmamızla ortaya çıktı. Sonrasında vize gereksinimi olmaması ve herkes gibi sizin de garip bulacağınız gibi, benim Rusya’yı soğuk havada görmek istemem ile daha cazip hale geldi. Sonuç olarak biletlerimizi aldık ve Moskova gidiş, St. Petersburg dönüş bir tatil yapacağımız kesinleşti. Çünkü St. Petersburg'a gittikten sonra sırf dönüş için Moskova'ya geri gelmek yani 500km yol eklemek hiç de mantıklı olmayacaktı. İkisinin arasında da hem en mantıklı ve kolay, hem de en “Rus” yolu seçerek trenle gitmek istedik. Yataklı trende karar kılmamız üzerine ben bilet incelemesine geçtim. Burada edindiğim önemli bilgileri sizinle paylaşmalıyım..

tren hakkinda

Öncelikle trenlerde genel olarak 3 sınıf var. 1. Sınıf biletler, bir kompartımanda iki kişinin kaldığı, bazılarında özel tuvaleti dahi olan tip biletler. Bunlara bazı hallerde sıcak yemek ya da kahvaltı da dahil oluyor. Kompartımana girdiğiniz zaman sanki ortasında bir masa bulunan iki kanepe gibi gözüküyor, sonrasında bazılarında o kanepede yatarken, bazılarında yukarıdan çekilerek açılan bir yatağınız oluyor. Bu dediğim genellikle yeni trenlerinde mevcut. Bunlar yaklaşık 150-200 tl civarına alınabiliyor. 2. Sınıf biletler, size 4 kişilik bir kompartımanda kalma fırsatı tanıyor. Burada dediğim masa ve kanepelerin üzerinden açılan yataklar bir başkasının olabiliyor, ya da direk kompartımana girdiğinizde çift taraflı ranza tipi bir manzara ile karşılaşıyorsunuz. Bunların fiyatları 100tl civarı. 3. Sınıf biletler ise size açık bir alanda kompartıman olmaksızın, komple vagona dağılmış, ortak bir uyuma alanı sağlıyor. Adeta askerde gibi düşünebilirsiniz kendinizi. Bu tip biletler de 35-40 tl civarı. Bana kalırsa eğer 1. Sınıf biletleri pahalı bulursanız ve 3-4 kişi seyahat etmiyorsanız, en azından 3. Sınıfta herkesin gözü önünde olmak, tanımadığınız 2 farklı kişiyle bir odaya kapanmaktan iyidir. 3. Sınıf vagonda, bir trenin gidiş yönüne paralel yataklar var, bunlar ranza şeklinde altlı üstlü, yani 4 kişinin ortak bir masası var, bu masada oturulduğu sırada, alt yatakta oturuluyor aslında, ancak üst kısma çıkmak da biraz marifet istiyor. Ancak altta yatacak iseniz de, yukarıda kalanların yataklarına çıkmaları gerekiyor ki siz de yatağınızı hazırlayıp yatabilesiniz. Tüm sınıflar için ortak olan şey, çarşaf, yastık, yastık kılıfı, battaniye ve üzerinize alabileceğiniz bir çarşaf daha olması. Bir de rulo halinde bir minder bulunuyor onu da oturulan kısmın üstüne açarak daha yumuşak bir uyuma zemini yaratabiliyorsunuz. Şöyle ki anlattıklarımdan harika bir ortam olmadığı belli oluyor sanırım ama bir kez olsun denemekten zarar gelmeyecek bir macera, değişik bir deneyim diyebilirim. Ben ki hijyen konusunda çok takıntılı bir insan olmama rağmen, uyuyamadım ama seyahati tamamlayabildim =D

Son olarak biletleri satın almaya çalışırken fark ettim ki bir çok özel site var bunları satan, ancak Rus Tren Yollarının ana sayfasında İngilizce’yi seçtiğiniz zaman satın alma opsiyonu ortadan kalkıyor. Ancak fiyatlar da yarısı kadar bu özel web sitelerine göre. Bu sebeple ben Google translate’e ilk defa güvenerek alt kısımda bulunan yatağımıza “underwear” diye hitap etmesini bile hiçe sayarak http://rzd.ru/ sitesinden satın aldım. Siz de bence bir İngilizce sayfayı inceleyin, bulamassanız da “underwear” yataklardan alın birer tane gitsin =D

İlk durak: Moskova

Moskova bana göre kesinlikle çok daha Rusya’ydı. Bir kere hiç bir yerde Latin alfabesinde bir şey bulmak mümkün değil gibi bir şey. Metrolar gayet Kiril alfabesinde yazılmış, dükkan isimleri öyle, sokak işaretleri, levhalar falan da hep öyleydi. Ancak bence çoğu kimse İngilizce anlıyordu, hele bir de turistik bir yerlerde iseniz. Gittiğimiz tüm müzelerde İngilizce yazılar da vardı, o konuda da problem hiç yaşamadık. Türk tur grupları ve kendi arasında gelen Türk erkek grupları da sıklıkla karşılaştığımız turist çeşitlerindendi. Kızıl Meydan hakikaten Moskova’yı Moskova yapmış. İnsan sadece uğrayıp, oralarda bir dolaşsa bence o bile yeterli, sonuçta internetten bakmaktan, resmini görmekten çok farklı bir şey fiilen orada yer almak. Şehrin yüzde 80’ini Ruslar oluşturmaktaymış, bu sebeple gerçekten kültüre, yaşayışa şahit olmak için de ben burayı çok uygun buldum. Burada bence nasıl okunacağını da bilmeniz açısından Kiril-Latin bir arada yer alan bir metro haritası basıp yanınızda götürmeniz faydalı olacaktır. Bizim çok işimize yaradı en azından.

sehir ici Ulasim ve konaklama:

Havaalanından ulaşım rahattı, hemen Aeroexpress’e bindik 15 dolar gibi bir fiyatı vardı.  (http://svo.aero/en/transport/#aeroekspress) İnince de metro’ya geçtik ve hemen otelimizin önünden çıkan metro ile otele varmış olduk. Ancak dileyenler için 2-3 tl gibi bir fiyata da otobüsler mevcutmuş. Bizim uçağımızın saati dolayısı ile otobüs bulmamız zor olacağı için direk treni tercih etmemiz normal oldu, ancak bavulunuz ufaksa bunu da değerlendirebilirsiniz. Yine otobüslerde merkezde çok rahat çevreye ulaşım sağlayabileceğiniz bir noktaya bırakıyormuş.

Fiyatları tabii kontrol edin ancak biz otelimizden son derece memnun kaldığımız için, kesinlikle öneririm: Hotel National: http://www.national.ru/ (Hemen Ohotny Ryad Metro istasyonu çıkışında, Kremlin manzaralı harika bir otel. Ancak burada belirtmeliyim ki Moskova'da haftaiçi fiyatları birazcık yüksek oluyormuş otellerin, iş için şehre gelenlerin fazla sayıda olması sebebiyle.) 

Metro şehrin her yerine gidiyor, sık sık alt geçitler oluyor, bunlar da insana bir ısınma fırsatı veriyor. Ve şehrin en güzel, en görkemli yerleri Kızıl Meydan’dan sonra kesinlikle metro durakları. Hepsini tek tek gezebilirsiniz. Bir yerde okumuştum, metro için “underground palace” yani yer altı sarayları demişti, çok haklı..

Hava:

Araştırmalarıma göre en soğuk ay Ocak, en sıcak ay ise Temmuz olurmuş burada. Biz Kasım sonu, Aralık başı gitmiş olduk. Oldukça soğuktu, gün içerisinde -3, -10 arasında bir değişiklik gözlemliyorduk. Bere, eldiven, ugg tipi sıcak tutan bir bot/çizme ve sıcacık çoraplar şarttı. Atkı hatta benim gibi her yerinize dolayabileceğiniz bir battaniyemsi atkı yardımcı olabilir. Gerçi yanımda yer alan insanüstü canlı yalnıcza bir sweatshirt üzerine, son baharlık bir montla gezmiş olsa da siz beni dinleyin.  Moskova sokaklarında dolaşmakta bulunan Rus bayanları gerçekten çok şık buldum. Harika kürkler, dar deri pantolonlar, taytlar, yüksek topuklu deri çizmeler yada tüylü botlar, harika kürk Rus şapkaları ile bence son derece havalıydılar. Onlardan St. Petersburg sokaklarında açıkçası hiç görmedim.

Gezilecek görülecek yerler:

Tverskaya güzel mimarisi ve mağazalarıyla meşhur olan caddesi, çok geniş, büyük bir cadde. Caddenin bir ucuna kadar yürürseniz Kızıl Meydan’a, öteki tarafa doğru ise Tverskoy Bulvar’a varırsınız. Burası güzel, bahsettiğim şık bayanların en sık görüleceği yerlerden biri ancak daha çok göreceğiniz yer ise Petrovka Caddesi. Hemen Bolşoy Tiyatrosunun yanından çıktığınızda sağda TSUM alışveriş merkezi ve ileride de pahalı/lüks mağazaların yer aldığını göreceksiniz. Rus edebiyatının ünlü yazar ve şairi Puşkin meydanı ve heykeli. Moskova kurucusu, Prens Yuriy Dolgorukiy anıtı, Sovyetler Birliği’nin kurucusu, Komünist partisinin ilk başkanı, Çarlık döneminin devrimcisi, dünya tarihinde tanınan, günümüze kadar içinde mumya halinde bulunan V.I.Lenin mozolesi, Sovyetler zamanında ilk yapılan Telgraf binası, Çarlık zamanında askeri atların eğitim aldıkları, günümüzde gençlerin toplanıp şarkı söyledikleri, sabaha kadar eğlendikleri Manej meydanı, DUMA alt meclis binası da yine bu şehrin klasikleri arasında.

Aziz Vasili Kilisesi yani bu meşhur olan Rus mimarisinin en harika örenklerinden biri olan rengarenk kilise zaten görmeden dönmeyeceğiniz tek şey olabilir. Burası 19.yy’da bir pazar yeri iken şu an en görkemli meydan, biz oradayken yılbaşı için meydanın tam ortasına da bir buz pateni pisti kurdular mesela.. Hemen yanda GUM Alışveriş merkezi gerçekten gezip görülmesi gereken bir yer bence. Armani Café’de ya da diğer sevimli kafelerinden birinde bir kahve içmenizi de öneririm. Hazır kahve demişken, çay ve kahve (McDonalds gibi fastfood restaurantlar, MooMoo isimindeki Rusların makul fiyatlı zincir restaurantı ve Moskova-Petersburg treni hariç) genel olarak 200 ruble yani 10tl civarı. Şimdiden söyleyim de şaşırmayın.. Kızıl Meydan yanında, Kremlin’e giriş için bilet almanız gerek. Biletiniz ile Kazan Katedrali, Tarih Müzesi, Manej Meydanı ve Kremlin'in bahçesi olarak adlandırılabilecek olan Aleksandrovski Sad’ı görme fırsatınız olacak. Buraları gezmek için en uygun metro istasyonu yine Ohotny Ryad.
Arbat Sokağı da mutlaka uğranılması gereken yerler arasındadır. Burada sokak sanatçıları, sevimli hediyelik eşya dükkanları, restaurantlar yer alır. Mutlaka gitmeniz gereken bir yerdir.

Biraz şehir dışında kalmakla birlikte metro ile 'Sportivnaya ' istasyonuna giderseniz, çıktığınızda Novodevichy manastırına gidebilir ve manastırın hemen orada yer alan mezarlığa uğrayabilirsiniz. Burada ünlü şair ve yazarımız Nazım Hikmet Ran, Rusya eski Cumhurbaşkanı Boris Yeltsin, Vyacheslav Molotov, Viktor Chernomyrdin, Nikita Khrushev ve eşi Iosif Stalin - Nadezhda Alillueva, Gorbaçovun eşi Raisa Gorbaçova, ünlü yazar Gogol ve diğer ünlü kişilerin mezarlıkları bulunmaktadır.

1487’de yapılan Beklemişev Kulesi, 1490’da yapılan Borovitskaya Kulesi, 1600’de yapılan Büyük İvan Çan Kulesi gibi İtalyan, Alman ve diğer kültürlerin izlerini taşıyan yapıları da gezebilirsiniz, ve tabii Bolşoy Kremlyovskiy Dvoryets (Büyük Kremlin Sarayı’nı), Kremlin Tiyatrosu’nu, ve Konser Sarayı’nı, Aleksandrovskiy Bahçesi ve Meçhul Asker Mezarı’nı da bence görmeden dönmeyin. Kropotkinskaya metro istasyonu ile en yakın olan Kurtarıcı İsa Kilisesi ve Puşkin Müzesi, Vorobyevi Gory metro istasyonu ile ulaşacağınız üniversite binası.

Cafe/Restauran önerilerim: 

Biraz pahalı bir yemek yeriz derseniz, kişibaşı ortalama 150tl civarına gerçek Rus mutfağı ve Rus kültürü sunan iki restaurant önerebilirim.. Şarapla birlikte kişibaşı 250tl civarı diyebiliriz sanırım..
İlki  Cafe Pushkin burada özellikle “Cranberry-Vodka” denemenizi, bu genellikle birşey demezseniz likör bardağında geliyor ama çok lezzetli, dilerseniz, long-drink gibi yada karafta da isteyebiliyorsunuz. Bir de ana yemeklerden “beef-stroganoff” denemenizi önerebilirim.  Çok rahat bir ortamı var aslında. İçeride hem sigara içilen hem içilmeyen kısmı, masa kenarlarında çanta koymak için tahta bir minik taburemsi çantalık.. Herşey düşünülmüş.. Ancak dediğim gibi fiyatlar biraz yüksek.
İkincisi ise Bolshoi Restaurant burada da çok güzel Rus yemekleri yiyebilir keyifli dakikalar geçirebilirsiniz. Ancak Pushkin ile benzerlikleri sebebi ile sanırım ikisinden birine gidecek süreniz ya da bütçeniz var ise ben Pushkin'i önereceğim.
Yine bir başka restaurant önerim ise Michelin yıldızlı olan ve fiyatları ilk ikiye gore de daha makul fiyatlı denebilecek Les Menus. Kendisi Lotte Hotel içinde yer alıyor ve gerçekten çok şık ve gösterişli bir yer. Yemekleri de bir o kadar gösterişli ve lezzetli. Aynı zamanda bu otelin teras katını da ziyaret edebilirsiniz.  Benim gibi utanmazsanız, fotoğraf çekmek için güzel bir yer..
Son olarak da hepsine kıyasla en makul fiyatlı önerim Bublik Ginza Project. Ginza Project bizim Doors Group gibi, 106 tane restaurantları varmış ve eminim bir çoğu da harikadır. Ancak ben bir tek Bublik hakkında bilgi sahibiyim, siz daha çok gezin, diğerlerini bildirin.

Kahvaltı için Coffeemania’ya olabilir, sonra bir de klasik bir zincir olarak (ama çok da popüler!) Kendi yazılımları ile My My okunuşu ile Mu Mu yada Moo Moo diyebiliriz. Zaten sembolü de bir inek, Möö Möö yani =D

Buradayken mutlaka denemeniz gereken şeylerden ilki “Russian Pancake” olarak tabir ettikleri ve bence Fransız krepleri ile aynı olan “blini” leri. Zaten göreceksiniz ki her yerin menüsünde mevcut bunlar.. Çok aramaya gerek yok. Bir de bir kaç yerde çok beğendiğimiz kremalı mantar çorbalarını yoğun çorba severlere önerebilirim. Borsch çorbası da içmek isteyenler tabi bunu da unutmasınlar..
 


Comments

Ayşen
05/29/2013 3:09am

ElifCiğim, çok güzel anlatmışsın. Ben daha uzun kaldım ama bu kadar bilgim yok. St Petersburg'u da yazdın mı? Keyifle okudum Moskovayı.

Reply
Savorer Voyager
05/30/2013 6:41am

Teşekkür ederim. Beğendiğine sevindim!!! Saint Petersburg yazımın linkini de paylaşayım:

http://savorervoyager-tr.weebly.com/5/post/2013/06/saint-petersburg1.html?

Reply
Derya
05/30/2013 11:57pm

Bunu da çok beğendim, eline sağlık.

Reply
Seckin
08/05/2014 12:08pm

Harika! Bu konuda gerçekten çok yetenekli ve çalışkansın. Yürekten kutluyor... yazılarının devamını bekliyorum. Bu arada.. 1990 senesinde Moskova'da aynı otelde kalmıştım National Hotel ;) Anılarımı canlandırdın. Zihnine ve kalemine sağlık Elifcim

Reply



Leave a Reply